>>>RADYO iSTEK TIKLAYINIZ<<<
>>>ZiYARETCi DEFTERi TIKLAYINIZ<<<
HAYATI VE ŞİİRLERİ
YAŞAR TÜRKMEN Hayatı: Şair: Sinop/Boyabat ilçesinde oturuyor.Saraydüzü ilçesi,-Yukarı Arım Köyü nüfusuna kayıtlı.1968 yılının mayıs ayı doğumlu-Olan şair; ilköğretimi köyünde, ortaöğretimi 1990 yılında ilçe olan,- köye 7 km uzaklıktaki Saray düzü, Nahiyesinde, lise eğitimini ise; -Boyabat Endüstri Meslek Lise si; Metal İşleri Bölümünden bitirdi, -Lise eğitimini tamamladığı sıralarda ticarete atıldı, Askerlik sonrası - ticarete kaldığı yerden devam etti, çocukluğundan beri tutkusu olan- şiiri hiç bırakmadı, ilçede siyasete girdi ve uzun süre parti işleriyle- meşgul oldu birçok katılımlarda bulundu,çevresinde şair diye çağırıldı,-onu en çok şiiri sevdiren edebiyat öğretmeni ŞİNASİ ÇAL çok ağır- şekilde etkiledi, Edebiyat öğretmeninin tavsiyesi onu hikaye yazmaya da -yönlendirdi, Şair 2000 yılı ağustos 26 da BOYABAT İlçesine göç etti,2001 Ekonomi krizini çok ağır şekilde karşılayan şair açtığı Marketini -büyük bir zararla küçültmek zorunda kaldı, nihayet Allah’ın da yardımıyla-2005 mayısında karşısına çıkan şansla direndi,Yeni bir marketi iyi bir yere açtı. Dört kız babası olan şair,kızlarına da şiiri sevdirme çabası harcıyor. Kızlarının kendilerince kurdukları www.azbuz.arimkoyu.com-www.azbuz.marketci.com adresli siteleri eğer sayılırsa siteden netortamında yayında, www.gunduzkitabevi.com.tr
Boyabat'ım Tarihe; Tarih katanım, Şehitler yurdu, can vatanım, Bayrağa, renk katan kanım; Tarih kokar, Boyabatım.. Nefes yetmez, seni anlatmaya, Kalemler yetmez, seni yazmaya, Sen tarihsin, tarihleri hatırlamaya; Tarihin şanla dolu, Boyabatım.. Devletine, isyan etmeyen! .. Çektiği yoksulluğu, belli etmeyen, Yeri, göğü, suyu kirletmeyen, Tarihinde şan, şerefsin; Boyabatım.. Demiş şair ‘‘Pervanede bal var‘,‘ Hemde şeref, haysiyet, onur var, Tatlı dil, güler yüz, can var, Evrende tekdir, güzel, Boyabatım.. Tarihine destan, yazsan bitmez, İnsanı candan; kovsanda gitmez, Vursanda, hainliği bilmez, Şeytana uzak, Allaha yakın, Boyabatım.. Gökyüzüne uzanan yüce kalesi var, Pehlivanı, evliyası, şehitleri var, Alimi, arşivi, tarihi var, şairi var, Bayrakta kanı, canı var Boyabat'ım. Dağlarında kışın kar yağışı izledim Arım ovasında pirincini gizledim, Döme dağı, Erkeç yaylasını özledim, Yemyeşil çamla dolu Boyabat'ım. Tak tak helvası ile lokma tatlısı, Ilıca kavunu ve kabağın ballısı, Köylünün balı ile yayla havası, Hoş güzeldir, benim Boyabat'ım. ......................yaşar türkmen. 12/01/2007..............
Tren Kazası Bir gürültüdür koptu gidiyor Eyvah Vagonlar raydan çıkmış Pamukkale ekspresi bu görünüyor Ağlaşan yolcular çileden çıkmış Üstümüzde dolaşan bir bela Okunan ezan değil, hepsi sela Bu bir uyarımı yine üçe on kala Dağa taşa kar yağmış hem yola Hava eksi otuzlarda soğuk Kararmış sisden, ortalık boğuk Ne bir ev görünüyor nede kovuk Ray lar buz tutmuş, açılmış oyuk Koptu kıyamet işte bir anda Bağlılık milletteki asil kanda Canını unutmuş duruyor yanda Koşmuş yaralılara eli iki canda yaşar türkmen 29/01/2008
Seviyorum Seni Kıskanırım seni herkesden, Kıskanırım seni gözlerimden Aşığım ben sana, bilir misin? Seviyorum seni, birtanem... Sana bakmaya doyamam... Yüzünü, asmana kıyamam Bir saniye bile ayrılamam Seviyorum seni, birtanem... Varlığı, yokluğu; birlikte tattık, Asla birbirimizi bırakmadık! On yedi yıldır; güldük, ağladık Seviyorum seni, birtanem... Güler yüzün, hep gülsün Asılmasın, böyle sürsün Benim canım, ömrümsün Seviyorum seni, birtanem... Yaşar Türkmen
Kara Göründü Ağırdan, ağırdan.. derken; birden başlar herşey, Halbuki; söylenecek sevgidir, küçük bir şey, Ölümlü dünyada, dostluk değilmiki tek şey Kurtulduk ki artık kurtulduk, kara göründü. Hani hep derlerya 'takke düştü kel göründü' Hayret doğrusu; sevgi işte böyle büründü, Allah için söyleyenlerde, hakka yürüdü, Kurtulduk ki artık kurtulduk, kara göründü. Veysel de demiş 'sadık yarim kara topraktır' Deli gönlüm söylenip der 'gerçek'; dost olmaktır Gerçek dost ararsan,doğrusu Hak'ka, koşmaktır, Kurtulduk ki artık kurtulduk, kara göründü. Hafif ten,muhteşem bir rüzgar, kıbleden eser, Fırtına olur,sonra soğur hava, buz keser, Arttıkça artar,kasırga sonra alabora, Yelkenler iner,tayfa telaşta, gemi fora, Motor, şanzıman sağlam; lakin lastikler patlak, Kasırga artmış,dalgalar sanki olmuş hortlak Kaporta öyle sağlam ki,fakat boya çatlak Kurtulduk ki artık kurtulduk, kara göründü. İmalat hepten eski,bakımı olmuş yeni, Haydi bakıyım söyle,seviyormusun beni, Batıyoruz denge bozuldu,unuttum seni, Kurtulduk ki artık kurtulduk, kara göründü. Biliyorum imalat hilesiz,bakım noksan, Pervanesi dönmüyor,arıza var arıza! Yüreğinde; yokmu yer yokmu benide koysan, Kurtulduk ki artık kurtulduk, kara göründü. Sahte gülücükler bitti, artık görünüyor, Hani dostluk,hani yüreğinden gelen sevgi? Gemi su alıyor,batıyor gemi batıyor; Kurtulduk ki artık kurtulduk, kara göründü. Yaşar Türkmen
Ah Ömer’im (ağıt) Evim evim, kaderi ezik güzel evim Ahşap,göçük, duvarı harçsız yıkık evim, Bacası; yamasız, dumansız kalan evim, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Darlığımda; tek başına yetiştin bana, Nasıl; cesaretlenip sarılmıştık sana, Bizi koyup gittin, şimdi vardın mı ona, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Altı yetimimle bize; kanatla, koldun, Kimi soysuzlara; hedef tahtası oldun Bizim için; düştün,yandın, sararıp soldun, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Neylerim; işte kaderim böyle yazılmış, Henüz; yaşım yirmi iken yuvam dağılmış, Duy babacığım; bunları bana sen ettin, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Altı yetimle tam otuzumda sokakta Yakacak odun yoktu; ısındık yatakta, Evim den attıklarında; kaldık boşlukta, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. 'Benim değil' demedin, üveylik etmedin, Oğlumu everdin; kızımı gelin ettin, Ne olurdu Allah’ım; önce ben öleydim, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Sen olmasaydın; biz sürünürdük o zaman, Bize dargın olanlar, verir miydi derman, Kapımız kırık,pencere tutmuyor Cermen, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Duydum ki: Yaşar yetişmiş, hastahane ye.. Telefon açmak için, koşmuş postahane ye.. Tatlı alacaktın, gittin mi pastahane ye? Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Yaşar arayıp ta sordu: 'dayım orda mı'? 'Ne oldu ki oğlum,yoksa dayın darda mı, Ömer hastalandı mı,yoksa ki zorda mı'? Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Anne; korkma inan ki bir şey yok' diyorlar, 'Yok' da,o zaman tel' de niye soruyorlar.. Yüreğime; koca bir ateş, koyuyorlar. Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Yattığın toprağın, nurlaşsın; ah nurlaşsın, Mekanın cennet olsun,yatağın pullansın, Allah’ım soru sormasın,acı koymasın Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Yaşarım; taksi göndermiş, beni aldırdı, Oğlun Arif,sabahın an teli çaldırdı, Mesut aradı 'nasılsın' dedi kandırdı, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Ömer’im,algın Ömer’im; ah! can Ömer’im, Ölsem de, Seni tam yüreğime gömerim, Bil ki; Sonsuza kadar, hep seni överim, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Cenazende; dediler, Cami dolup taştı, Ömrüm boyunca, göz pınarlarım hep yaştı, Artık sen gittin, buna inanmayan şaştı, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Var mı söyle bundan ötesi,yaşım altmış; Ömer i gönderdim,artık yerine yatmış, Allah'ım büyük,rahmetine rahmet katmış.. Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Söyleyin tellala; her yere haber salsın, Alacağı olanlar,gelsin benden alsın, Varsın bize borcu olanlardaki,kalsın Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. 'Üzülme,canını sıkma arkadaş' derdin, Saf, temiz kalbinle; insanlığı hep serdin, Sofrana ne konsa; söylenmez onu yerdin Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin.. Ah! çekmez, insanlara hep dua ederdin, Torunlarını bekler,onları özlerdin.. Kötülüğü bilmez,iyiliği beklerdin, Ah! Ömer’im; beni yalınız koyup gittin... 29/12/2007 yaşar türkmen
Kurban Bayramı Sabah kalkmışız erken saatlerde Dışarıda, uslu uslu esen rüzgar var Bugün, hava yumuşak vaatlerde,sisi... Beraberinde yağıyor hafifce çisi Kuru, soğuk bir gün,birazda ağır nem var Kalkın yavrularım,bakın bu gün bayram var. Yıl tam tamına ikibin yedi sonbahar, Ay sa bütün yılları dolduran aralık Gurbet değilmiki, acı eden ayrılık Kuru, soğuk bir gün,birazda ağır nem var Kalkın yavrularım,bakın bu gün bayram var. Asırlara damgasını vurmuş ismail... Kıyamamış ona, güzel melek cebrail, Ağla ibrahim ağla ki,Allah'a yalvar, Kuru, soğuk bir gün,birazda ağır nem var Kalkın yavrularım,bakın bu gün bayram var. Özellikle seçilir, ayrılır kurbanlık, Allah'a kurban için gereklidir varlık İlla, şart değildir, varsa insanda darlık, Kuru, soğuk bir gün,birazda ağır nem var Kalkın yavrularım,bakın bu gün bayram var. Bir anda boğazlanmalıdır kurbanlıklar Eziyet,işkence.acı çekmemelidir.. Bıçak keskin olacak,hiç sekmemelidir Kuru, soğuk bir gün,birazda ağır nem var Kalkın yavrularım,bakın bu gün bayram var. Dışarıda, uslu uslu esen rüzgar var Bugün, hava, yumuşak vaatlerde,sisi... Beraberinde yağıyor hafifce çisi Kuru, soğuk bir gün,birazda ağır nem var Kalkın yavrularım,bakın bu gün bayram var. 21/12/2007 yaşar türkmen
DOST Gönül dergahında çağlayandır elbet dost Olur mu domuzun derisinden namaza post Yamayla yırtık, yalanla nasıl olur dost Acı değil tatlı sözlü, dosdoğru gerek dost.... Dost deyince akan sular durmalı. Düşmanı görünce birlikte vurmalı, Çağlayan ırmak gibi el ele coşmalı, Beraber kükreyen yürekli olmalı dost! Sır verince dosta, onu sır diye saklamalı Canı candan bilip,canan diye bakmalı Kardeş deyip kendi hayası saymalı, Arkadan kurşun sıkar mı böyle dost. Kolay bulunmaz içten ağlayan Gönülden gönüle el kol bağlayan Sevdayı gördü mü, yarayı dağlayan Kalbin içinde çağlayandır dost YAŞAR TÜRKMEN 02/11/2007
Can Dostlar Bu Site Yasar Türkmen,nin Bir Çalışmasıdır Henüz Çalışmalarımız Devam Etmektedir..
Copyright © www.radyoozan.com
BOYABATI TANIYALIM
Boyabat, Sinop iline bağlı, Batı Karadeniz Bölgesi'nde yer alan bir ilçedir. Geçim kaynağı tarımdır ve genellikle pirinç yetişir.
Doğusunda Durağan, güneyinde Vezirköprü ve Kargı, batısında Taşköprü, kuzeyinde Ayancık(İstifan), Erfelek, Sinop ve Gerze yer almıştır.Yüz ölçümü 500 kilometrekaredir. Nüfusu 2000 sayımına göre ilçe merkezi 25290 köyleri 29.140 dir. Toplam nüfus 54 430 dur.Boyabat'ın toplam 106 köyü mevcuddur. İlçe merkezinde 7 adet mahalle mevcuddur bunlar sırasıyla Kemaldede,Gökdere,Zincirlikuyu,Kumluk, Çamlıca, Esentepe,ve Camibekir mahelleleridir.İlçede 7 adet ilk öğretim okulu, 1 adet yatılı ilk öğretim bölge okulu , 5 adet Lise, 1 adet çıraklık eğitim okulu,ve Samsun 19 mayıs ünüversitesine bağlı 2 yıllık yüksek okul bulunmakdadır. 1 adet kapalı spor salonu Boyabat'a hizmet vermekdedir. Boyabat'ın köylerine bağlı 60 adet ilköğretim okulu mevcuddur.Ayrıca ilçe merkezinde 26 adet Cami bulunmakdadır. Son 10 yıl içinde Boyabat'ın çehresi muazzam şekilde değişmiş şehirleşme çevredeki Daylı,Çorak,Karacaören köyleriyle adeta birleşmiş bulunmakdadır. Sanayi bakımından ilçemizde mevcud 30 adet tuğla ve kiremit fabrikası,2 adet cam mozaik fabrikası, 2 adet çivi fabrikası, 5 adet çeltik fabrikası, 1 adet parke fabrikası bulunmakdadır. Boyabat eskiden bir kale kasabası idi Evler kale içersinde bulunurdu Çevrede daha çok çay yataklarında,erenlikde başka evler vardı. Araştırmalarımızdan 200 yıl önce Kaleden gökdere mahallesine oradanda şehrin altından geçilerek erenlik mıntıkasından çıkılırmış. Belgelerde 1830 da kalede 30 evin barındığı yazılır. Boyabat kasabası 1925 yılı sonbaharında yanmış kasabada hiç bir ticarethane kalmamıştır.Boyabat'da yaşamış eski insanlarımız ve yangına şahit olanlar Boyabat yangınının ilk yaşanmış büyük facia diye nitelerler. 1943 yılında Boyabat ikinci bir felaket olarak deprem yaşamışancak ölüm olayı yaşanmamıştır Maddi zararın dışında herhangi bir şey olmamıştır. 1948 yılında yılın en büyük sel felaketi yaşanmış ve Boyabatlılara çok büyük korku yaşatmış selden 2 gün sonra sel yatağında 3 ceset bulunmuştur.Boyabatlılar bu korkunç sele kabak seli adını vermişlerdir. Boyabatın içinden Gazidere çayı geçer ve 4 km. sonra Gökırmağa dökülür. Boyabat toprak alanı içinde bulunan en yüksek tepeler:Bürnük 1363 metre, Süngülcetepe 1463 metre Alınca yaylası Manastıratepesi 1429 m. Elekdağı Dikmentepe 1538 m. Eynekdağı 1412 m. Bekiröldüğü 1583 m. Göktepe 1557 metredir.Boyabat'ın denizden yüksekliği 310 m. dir.Umumi arazinin %30'u ekili arazi %35'i 5'iorman ve fundalık, %4'ü çayır ve mera%2,5' u yerleşme merkezleri, %1,5 su yatakları, %27'si kullanılamaz arazidir. Boyabat' ın Ekinören köyünde petrol, Kovaçayır köyünde kırom akbelen, cemalettin ve Bağluca köylerinin sınırları içinde linyit yeni Mehmetli köyünde kaolin,koğa çayır köyünde maden suyu, Sarıağaç çayırı köyünde manganes vardır.Ayrıca Boyabatın Değirmentaşı ve çakmak taşı çok meşhurdur. Boyabatta,Gökçeağaçsakızı Köyünde Boyabat topraklarına giren Gökırmak en büyük akar suyudur. Gökırmak Durağan sınırına kadar 24köyün arazisini sular. Ayrıca Kızılırmak da Boyabatın doğusınırını çizer.Hacıçayı yaylacık fakılı köyleri bu vadidedir. Boyabatın içinden geçen gazidere(karadere) çayı dereçatı köyü TaşhanlıGazidere Tabaklı,Gazidere ve Boyabat ovasını sulayarak Alibeyli köyü önünde gökırmağa katılır. Sesleriyle meşhur çarşap çayı Kaya boğazı ve çarşap köylerini sular. saraydüzüne bağlı Cumaköy ovasında Kocaçay ismini alır. Cumaköy Cumakayalı,Cumatabaklı, Yenice ve Şıhköyü arazisini suladıktan sonra Arım köyünde Arım çayına karışır. Arımçayına Korucuk köyünden geçtikten sonra Durağan sınırında Gökırmağa katılır. Elekdağ ormanları Göktepe,Bürnük ve Karageriş Ormanları Boyabatın önemli Ormanlarıdandır. Bu ormanlarda çam,meşe,kayın,köknar,ardıç, kavak ve gürgen bulunur. Boyabat arazisinde pirinç hububat pancar sebzeler ve meyveler çok bol yetişir. Keçi,koyun ve sığır oldukça fazladır. Bol miktarda tavuk da bulunur. Şehir Merkezinde kereste biçme atölyeleri çeltik fabrikaları un değirmenleri ve denkler kösele ve deri imalathanesi kiremit ve tuğla fabrikaları vardır. Boyabat kelimesi Boyova kelimesinden gelir. Sonralarıbu kelime boy abad şeklinde yazılmaya başlanmıştır. Abad bayındır ve ekili arazi manasınadır.Boy ise uzun manasında kullanılmıştır.Böyle olunca boyabad kelimesinin kısa karşılığı uzun ovadır. Tarih devletlerinde Boyabat önce Gasgasların idaresinde kalmıştır. Sonraları sırasıyla, Hititler Paflagonyalılar idaresinde kalmıştır. Bugünkü kale ilk önce Paflagonyalılar (MÖ 110-700) devrinde inşa edilmiştir. Kalenin bugünkü yapısı eski yapı üzerindedir ve türk islam osmanlı devri mimari özelliğini taşır. Boyabat'a sonraları iskitler ,Lityalılar,iranlılar,Pontüsler,Romalılar,Bizanslılar hakim olmuş,1071 Malazgirt savaşından sonra ise Müslüman Türklerin idaresine geçmiştir. Boyabat Müslüman Türklerin eline 1100 senesinden sonra geçti. Selçuklu komutanlarından Danişment ahmet gazinin oğlu Gümüştekin zamanında Bizanslarından alındı. (Tarih yaklaşık olarak 1105 veya 1126 'dır ) 1175 senesinde selçuklular Danişmendlerin idaresine son verdiler. Bundan sonra Boyabat sırasıyla Çobanlar,Pervaneler,Candaroğulları idaresine son vermesiyle Boyabat 1402 senesine kadar 10 sene Osmanlı idaresinde kalmış,bu arada Cumaköy ve yazıköy'de iki cami inşa edilmiştir. Boyabat'ın içinde bulunan Büyük camininde bu cümleden olduğu söylenmekdedir. 1402 Ankara savaşından sonra ise tekrar idarenin candaroğulları'na geçtiğini görüyoruz. Bu idare Fatih zamanına kadar devam etmiştir. 1461 senesinde Fatih sultan mehmet tarafından Candaroğulları idaresi tamamen son bulunca Boyabat kesin olarak Osmanlıların eline geçti. Fatih sultan mehmet Trabzon seferine giderken Boyabat'dan geçmiş, Dördüncü murat'da Bağdat seferinde Boyabat yolunu takip etmiştir. Boyabat 462 sene Osmanlıların idaresinde kalmıştır. Katip çelebi'nin ifadesine göre Dördüncü murat bağdat seferinde Boyabat'ın kurusaray köyünde ve konakladığı mahalle kışla denmiştir. Padişah köylülerden çok memnun kalmış bütün köyü vergiden muaf tutmuştur . Boyabat şeyh mahellesindeki Akmescit,kasabasının ortasında Aşağı cami veya diğer ismi büyük cami, cumaköyü camii. Yazıköyü camii ve kaya camii tarihi camilerdir. Kemaldede camii.yenimahalle camii,bülbülderesi camii Kargı tepesi camii,ve erenlik camileri de tarihi camilerdir Kasabanın kuzeyinde alibeyli köyü yolu üzerinde bulunan aşıklı tekke dayılı köyündeki daylı tekkesi Dodurgalı türbesi,Bahşaşlı köyü tekkesi Boyabat'ın belli başlı tekke ve türbeleridir