Bayragim
DOST SiTELERi
omerekincimicingirt.com
gunduzkitapevi.com.tr
kitapstore.com
kitapyurdu.com
24haber.com
karsrehberi.com
tacmahal.org
erzurumlu.net
damlalar.org
omerekincimicingirt.blogcu.com
serhatkulturdergisi.com
sezadergi.com.mart
sezadergi.com.nisan
sezadergi.com.mayis
ekitapyayin.com
www.ozanlar.eu
antoloji.com
siirreal.net
sairlerbirligi.com
turkedebiyati.com
merihli.com
siirevim.com
sevgikupu.com
siirizi.com
hayaldenizi.com
gullukdergisi.com
serhatkulturdergisi.com

Dinlemek için TIKLAYINIZ

indirmek için TIKLAYINIZ
Winamp Download yapmak Icin Tiklayin.... Winamp Download yapmak Icin Tiklayin....



Kimdir ve Onemli Siirleri

19-04-2006 tarihinde aramıza katılmış. BURSA şehrinde yaşıyor. Kendisi 45 yaşında.

 

Kendini Şöyle Anlatıyor
Ömer Ekinci Micingirt

 

13 Kasım 1963 tarihinde Sarıkamışın Aşağı Micingirt (şimdiki adı İnkaya) köyünde doğdu. İlköğrenimini köyünde, ortaöğrenimi Sarıkamış ve Erzurumda, yükseköğrenimi Erzurumda tamamladı. Şiire ilgisi küçük yaşlarda başladı. Katıldığı yarışmalarda birincilik dahil çeşitli ödüller alan Micingirt,in yüzlerce şiiri çeşitli yerlerde aktarıldı. Değişik dergi ve gazetelerde de yazan Ömer Ekinci Micingirt hemen her konuyu şiirlerinde

işlemektedir.

 

Sus Bülbül

Sabır yangınında vuslat var ama

Bilmem daha nasıl kalabilirim

Ötme bülbül ötme değme yarama

Belki kokusunu alabilirim

 

Her seher her seher sesleniyorum

Hicran katarından besleniyorum

Yakıyor ötüşün hisleniyorum

Seni de sevdaya salabilirim

 

Ağardı saçlarım verdim ecele

İster ezber oku ister hecele

Ezanlar okunur işim acele

Görünce secdede ölebilirim

 

Fecir büyülendi bak yavaş yavaş

Yüreğim sancılı gözlerimde yaş

Ağlaştık bülbülle olduk arkadaş

Bir tatlı rüyada bulabilirim

 

Uykusunda

 

Sop soğuk ibretle hazırda bekler

Güzeli kucaklar yer uykusunda

Meleşir arkadan ikiz bebekler

Yavrular nerede der uykusunda

 

Gassal kazanında kaynatır suyu

Ne bir yetim dinler ne de uykuyu

Gelinlik kefeni örter örtüyü

Yolculuk dehşetli ter uykusunda

 

Bağır bağır bağır duyan yok ki git

Herkes aynı tabut terazi eşit

Fetva verir tabut ne olur işit

Ömeri ne zaman yer uykusunda

 

http://www.ozanlar.eu/M-Ozanlar.html

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Merhaba

Çağdan çağa iz bırakan yiğitler,

Geçmişini görenlere merhaba…

Beyatlı’dan rubaîler, beyitler,

Hak sırrına erenlere merhaba…

 

Üç kıtada at koşturan atlılar,

Ak mazide duranlara merhaba,

Kına yakıp hep kefensiz gittiler,

Al yazmalı törenlere merhaba…

 

Sağı, solu, Lazı, Kürdü herkesim,

Bu vatanı kuranlara merhaba,

Mevlana’dan soluduğum nefesim,

Alanlara verenlere merhaba…

 

İsli paslı ölçü ayar vefasız,

Bilal gibi yarenlere merhaba,

Çere sizde çelik surdan vefa siz,

Melalimi soranlara merhaba…

 

Hakkın sesi minareden seslenir,

Tatlı huzur saranlara merhaba,

Gözyaşlarım ötelerden beslenir,

Dost bağına girenlere merhaba…

 

Hey mübarek! Çanakkale sırdaşım,

Al kanını serenlere merhaba,

Ben şehidim şehit benim kardeşim!

Micingirt'i soranlara merhaba…

 

26.01.2007 Bursa

 

micingirt.com
micingirt.com

Tarihte ERZURUM

 

Roma istilasından önce, Erzurum’un bulunduğu yerde değişik dönemlerde KARİN, KARNA, GARİN, KARNDİ ve KALHAK isimli bir şehir bulunduğu, tarihi kaynaklara dayanılarak tespit edilmiştir.M.Ö. 408-450 yıllarında yaşamış Bizans İmparatoru 2. Teodosius, doğudan gelen İranlıların saldırılarına karşı koymak amacıyla bu bölgedeki ERZEN şehrinin güney batısında yeni bir kale ile çevrilmiş bir şehir kurdurdu. Kale o devirde Bizans imparatorluğunun doğu bölgeleri komutanı olan Antonyus tarafından yaptırılmış ve şehre imparatorun adına izafeten TEODOSİOPOLİS denilmiştir.651 yılında şehir, Arapların eline geçmiş ve KALİKALA ismi tam anlamıyla yerleşmiştir. Bu dönemde Erzurum’ un 16 km. batısında bulunan Karas köyünün yerinde etrafı sıra halinde surlarla çevrili eski Arze - Azze şehri bulunmakta idi. Onbirinci yüzyılda Erzen-Erze adını taşıyan bu şehir, 1048-1059 tarihlerinde Selçuklu Devleti Komutanlarından Yınal oğlu İbrahim Kutulmuş Beyler tarafından tahrip ve yağma edildi. Daha sonra TEODOSİLOPOS (Kalikala) ya yerleşenler, bu şehre Erzen adını verdiler.Erz-i Rum, Erzen-i Rum (Erzen-Al Rum, rum merkezi), Erzen-Er Rum, Arzirum, Erd(t)zi-Rum şeklinde isimlendirildiği belirtilen şehir, halkın dilinde bugünkü ismi olan Erzurum şeklini almıştır.

 

Bu bölge tarih boyunca; Urartular, Kimerler, İskitler, Medler, Persler, Partlar, Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Araplar, Selçuklular, Moğollar, İlhanlılar ve Safaviler, gibi çok çeşitli kavimler ve milletler tarafından zapt ve idare edilmiştir. 1514 yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar, Türkiye Cumhuriyetinin Kurulduğu 1923 yılına kadar burada hüküm sürmüşlerdir. Erzurum ve çevresine hakim olan büyük şahsiyetler arasında Büyük İskender ve Timur'u sayabiliriz. Bölgenin savunmasında şehrin fonksiyonu coğrafi yapısı ile yakından ilgilidir. Zira şehir Doğudan gelebilecek saldırılara karşı kolayca savunulabilecek bir yerde kurulmuştur. 20. yüzyılın başlarında batı güçlerine karşı girişilen direniş hareketi Atatürk'ün liderliğinde Erzurum'da başlamıştır. Atatürk milli birlik ve bağımsızlık hareketinin temelinin atıldığı Kongreyi 23 Temmuz'da burada toplamıştır. Atatürk'ün Osmanlı ordusundan istifasi, manevi hemsehri ilan edilmesi, ilk nufus cuzdani'nin verilmesi, ilk Meclis'de milletvekili olarak temsil ettigi Erzurum'da gerceklesti. Türkiye Cumhuriyeti'nin 4. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Erzurum'ludur.

 

 

Not:Erzurum'da günümüzde kullanılan dilin Azeri Türkçesine yakınlığı Kanuni Sultan Süleyman zamanında Tebriz'de azınlık durumunda kalan sunni Türkmen aşiretlerinin Erzurum ve çevresine yerleştirilmesiyle açıklanabilir.

 

Şehirde yukarıda bahsedilen kavim ve milletlere ait birçok tarihi eser bulunmaktadır. Bunların bir çoğu bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. Şehre doğal güzellik katan bu eserlerin yanı sıra keşfedilmeyi bekleyen doğal güzellikler de mevcuttur.

 

Coğrafi Özellikleri

 

Anadolu'da deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki tek büyük yerleşim yeri olan Erzurum yüksek bir yaylanın güney batı bölümünde yer alır. Yerleşme alanı yer yer 2000 metreye kadar yükselen bir ova üzerinde bulunur. Bölge kuzeyde Dumlu, güneyde Palandöken dağları ile çevrilmiştir. Buradan geçen İpek Yolu ve verimli ovaları bölgenin tarih boyunca yerleşme alanı olarak seçilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu arada yer yer şiddetli depremlere maruz kalan şehir ve çevresi önemli ölçüde zarar görmüştür.

 

Türkiye'nin en şiddetli iklimi bu bölgede hüküm sürer baharları yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer, kışları soğuk ve karlıdır. Yıllık ortalama sıcaklık 6 derece, en soğuk ay ortalaması -8,3 derece'dir. En sıcak ay ortalaması 20.2 derece'dir. Yılın yaklaşık 220 günü boyunca ortalama sıcaklık 8 derece'nin altında seyreder. Yıllık yağış ortalaması 460.5 m2 olarak kaydedilmiş olup yağışlar düzensizdir. Nisbi nem %60.3 tür.

 

İlin toplam nüfusu 1990 sayımına göre 848.201 dir. Şehir ve banliyölerinde oturan nüfus 362 bin civarındadır. Arazinin %20 si tarıma elverişlidir. Halkın başlıca geçim kaynağı hayvancılıktır.

 

Erzurum'un jeolojik yapısından dolayı bölgede birçok kaplıca mevcuttur. Bu kaplıcalardan en önemlileri Ilıca (15 km) Hasankale (38 km) ve Soğukçermik (60 km) kaplıcalarıdır. Bu kaplıcalar romatizma, siyatik ve çeşitli kadın hastalıkları tedavisi için tavsiye edilmektedir. Bu kaplıca merkezlerinde konaklamak için oteller de mevcuttur...

 

Kültür

 

Erzurumun mutfağı

 

Anadolu'nun her yöresinin kendine ait yöresel bir mutfağı vardır. Erzurum'da zengin bir mutfak kültürüne sahiptir. Bunlardan lor dolması, kadayıf dolması, özel yapılmış su böreği,gliko, ayran aşı ve cağ kebabı bu mutfağın baş yemekleridir. Erzurum'a yolu düşenlere bu yemekleri, özellikle Tortum Cağ kebabını tatmaları tavsiye edilir.

 

Halk oyunları

 

Erzurum'da oynanan halk danslarına "cirit" denir. Bar'ın tarihçesi çok eskilere Orta Asya'da Altay kavimlerine kadar uzanır. Erzurum halk oyunları erkek ve kadınlarca ayrı ayrı oynanır. Atatürk Üniversitesi halk oyunları ile Erzurum halk oyunlar ve türküleri derneği bar ekibi çeşitli uluslararası halk dansları festivallerinde birincilik ödülleri almışlardır. Bar oyunu mertlik ve yiğitlik sembolüdür. Erzurum ayrıca zengin bir halk türküleri kaynağına sahiptir.

 

El sanatları

 

Erzurum, el sanatları, Erzurum kuyumculuğu ve Oltu taşı işlemeciliği ile ünlüdür. Yarı değerli taş olan Oltu Taşı (kehribar) Erzurum'a özgüdür. Altın ve gümüş ile birlikte Oltu Taşından kadınlar için bilezik, gerdanlık, broş, küpe, saç tokası ve tarağı yapılırken, erkekler için tespih, ağızlık, yüzük, vb. eşya imal edilmektedir. Bu ürünlerin satıldığı yer Rüstem Paşa Bedesteni'dir. Taşhan olarak da adlandırılan bu eser Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamı Rüstem Paşa tarafında yaptırılmıştır. Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan iki katlı bina halen çarşı olarak kullanılmaktadır

Can Dostlar Bu Site Ömer Ekinci Micingirt için Hazırlanan Bir Çalışmadır Henüz Çalışmalarımız Devam Etmektedir..

Copyright © www.radyoozan.com