Tarihte ERZURUM
Roma
istilasından önce, Erzurum’un bulunduğu yerde değişik
dönemlerde KARİN, KARNA, GARİN, KARNDİ ve KALHAK isimli bir
şehir bulunduğu, tarihi kaynaklara dayanılarak tespit
edilmiştir.M.Ö. 408-450 yıllarında yaşamış Bizans
İmparatoru 2. Teodosius, doğudan gelen İranlıların
saldırılarına karşı koymak amacıyla bu bölgedeki
ERZEN şehrinin güney batısında yeni bir kale ile çevrilmiş
bir şehir kurdurdu. Kale o devirde Bizans imparatorluğunun doğu
bölgeleri komutanı olan Antonyus tarafından
yaptırılmış ve şehre imparatorun adına izafeten
TEODOSİOPOLİS denilmiştir.651 yılında şehir,
Arapların eline geçmiş ve KALİKALA ismi tam anlamıyla
yerleşmiştir. Bu dönemde Erzurum’ un 16 km. batısında
bulunan Karas köyünün yerinde etrafı sıra halinde surlarla çevrili
eski Arze - Azze şehri bulunmakta idi. Onbirinci yüzyılda Erzen-Erze
adını taşıyan bu şehir, 1048-1059 tarihlerinde
Selçuklu Devleti Komutanlarından Yınal oğlu İbrahim Kutulmuş
Beyler tarafından tahrip ve yağma edildi. Daha sonra TEODOSİLOPOS
(Kalikala) ya yerleşenler, bu şehre Erzen adını
verdiler.Erz-i Rum, Erzen-i Rum (Erzen-Al Rum, rum merkezi), Erzen-Er Rum,
Arzirum, Erd(t)zi-Rum şeklinde isimlendirildiği belirtilen
şehir, halkın dilinde bugünkü ismi olan Erzurum şeklini
almıştır.
Bu bölge tarih
boyunca; Urartular,
Kimerler, İskitler,
Medler, Persler, Partlar, Romalılar,
Bizanslılar,
Sasaniler,
Araplar, Selçuklular,
Moğollar,
İlhanlılar
ve Safaviler,
gibi çok çeşitli kavimler ve milletler tarafından zapt ve idare
edilmiştir. 1514
yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar,
Türkiye Cumhuriyetinin Kurulduğu 1923 yılına
kadar burada hüküm sürmüşlerdir. Erzurum ve çevresine hakim olan büyük
şahsiyetler arasında Büyük İskender ve Timur'u sayabiliriz.
Bölgenin savunmasında şehrin fonksiyonu coğrafi yapısı
ile yakından ilgilidir. Zira şehir Doğudan gelebilecek
saldırılara karşı kolayca savunulabilecek bir yerde
kurulmuştur. 20. yüzyılın başlarında batı
güçlerine karşı girişilen direniş hareketi Atatürk'ün
liderliğinde Erzurum'da başlamıştır. Atatürk milli
birlik ve bağımsızlık hareketinin temelinin
atıldığı Kongreyi 23 Temmuz'da burada
toplamıştır. Atatürk'ün Osmanlı
ordusundan istifasi, manevi hemsehri ilan edilmesi, ilk nufus cuzdani'nin
verilmesi, ilk Meclis'de milletvekili olarak temsil ettigi Erzurum'da
gerceklesti. Türkiye Cumhuriyeti'nin 4. Cumhurbaşkanı Cemal
Gürsel Erzurum'ludur.
Not:Erzurum'da
günümüzde kullanılan dilin Azeri Türkçesine yakınlığı
Kanuni Sultan Süleyman zamanında Tebriz'de azınlık durumunda
kalan sunni Türkmen aşiretlerinin Erzurum ve çevresine
yerleştirilmesiyle açıklanabilir.
Şehirde
yukarıda bahsedilen kavim ve milletlere ait birçok tarihi eser
bulunmaktadır. Bunların bir çoğu bozulmadan günümüze kadar
gelmiştir. Şehre doğal güzellik katan bu eserlerin yanı
sıra keşfedilmeyi bekleyen doğal güzellikler de mevcuttur.
Coğrafi
Özellikleri
Anadolu'da deniz
seviyesinden 1959
metre yükseklikteki tek büyük yerleşim yeri olan Erzurum yüksek bir
yaylanın güney batı bölümünde yer alır. Yerleşme alanı
yer yer 2000 metreye kadar yükselen bir ova üzerinde bulunur. Bölge kuzeyde
Dumlu, güneyde Palandöken dağları ile
çevrilmiştir. Buradan geçen İpek
Yolu ve verimli ovaları bölgenin tarih boyunca yerleşme
alanı olarak seçilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu arada
yer yer şiddetli depremlere maruz kalan şehir ve çevresi önemli
ölçüde zarar görmüştür.
Türkiye'nin en
şiddetli iklimi bu bölgede hüküm sürer baharları
yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer,
kışları soğuk ve karlıdır. Yıllık
ortalama sıcaklık 6 derece, en soğuk ay ortalaması -8,3
derece'dir. En sıcak ay ortalaması 20.2 derece'dir. Yılın
yaklaşık 220 günü boyunca ortalama sıcaklık 8 derece'nin
altında seyreder. Yıllık yağış ortalaması
460.5 m2 olarak kaydedilmiş olup yağışlar düzensizdir.
Nisbi nem %60.3 tür.
İlin toplam
nüfusu 1990
sayımına göre 848.201 dir. Şehir ve banliyölerinde oturan nüfus
362 bin civarındadır. Arazinin %20 si tarıma
elverişlidir. Halkın başlıca geçim kaynağı
hayvancılıktır.
Erzurum'un jeolojik
yapısından dolayı bölgede birçok kaplıca mevcuttur. Bu
kaplıcalardan en önemlileri Ilıca (15 km) Hasankale (38 km) ve
Soğukçermik (60 km) kaplıcalarıdır. Bu kaplıcalar
romatizma, siyatik ve çeşitli kadın hastalıkları tedavisi
için tavsiye edilmektedir. Bu kaplıca merkezlerinde konaklamak için
oteller de mevcuttur...
Kültür
Erzurumun mutfağı
Anadolu'nun her
yöresinin kendine ait yöresel bir mutfağı vardır. Erzurum'da
zengin bir mutfak kültürüne sahiptir. Bunlardan lor dolması, kadayıf
dolması, özel yapılmış su böreği,gliko, ayran aşı
ve cağ kebabı bu mutfağın baş yemekleridir. Erzurum'a
yolu düşenlere bu yemekleri, özellikle Tortum Cağ
kebabını tatmaları tavsiye edilir.
Halk
oyunları
Erzurum'da oynanan
halk danslarına "cirit" denir. Bar'ın tarihçesi çok
eskilere Orta Asya'da Altay kavimlerine kadar uzanır. Erzurum halk
oyunları erkek ve kadınlarca ayrı ayrı oynanır. Atatürk Üniversitesi halk oyunları ile
Erzurum halk oyunlar ve türküleri derneği bar ekibi çeşitli
uluslararası halk dansları festivallerinde birincilik ödülleri
almışlardır. Bar oyunu mertlik ve yiğitlik sembolüdür.
Erzurum ayrıca zengin bir halk türküleri kaynağına sahiptir.
El
sanatları
Erzurum, el
sanatları, Erzurum kuyumculuğu ve Oltu taşı işlemeciliği ile
ünlüdür. Yarı değerli taş olan Oltu
Taşı (kehribar) Erzurum'a özgüdür. Altın
ve gümüş
ile birlikte Oltu Taşından kadınlar için bilezik,
gerdanlık, broş, küpe, saç tokası ve tarağı
yapılırken, erkekler için tespih, ağızlık, yüzük, vb.
eşya imal edilmektedir. Bu ürünlerin satıldığı yer
Rüstem Paşa Bedesteni'dir. Taşhan
olarak da adlandırılan bu eser Kanuni Sultan Süleyman'ın
sadrazamı Rüstem Paşa tarafında
yaptırılmıştır. Osmanlı mimarisinin özelliklerini
taşıyan iki katlı bina halen çarşı olarak
kullanılmaktadır
|
|
|
|