AZRAIL

Kadinin biri, 46 yasindayken kalp krizi geciriyor ve hastaneye kaldiriliyor. Ameliyat masasindayken, olume yakin, birden bir Hayal goruyor. Azraili goruyor ve soruyor: 'Benim saatim geldi mi?' Azrail cevap veriyor: 'Hayir, senin daha 43 sene, 2 ay ve de 8 gunun var'. Narkozdan uyandiginda, estetik yaptirmaya karar veriyor. Yuzunu gerdirtiyor, dudaklarini doldurtturuyor ve de Goguslerini duzelttiriyor. Kisacasi: 'Yeniden dogmus gibi' Daha uzun bir sure yasiyacagini bildigi icin simdi, o kadar ameliyatin degdigini dusunuyor. Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi cikiyor. Tam karsidan karsiya geciyor ki, ambulans carpiyor. Oluyor. Cennette Azrail'e soruyor: '40 seneden daha fazla yasiyacagimi saniyordum! Neden bana o ambulansin carpmasini saglayip, Beni oldurttun?' Azrail cevap veriyor: 'Kiz, allah canini almasin ben seni taniyamadim

 

Dostluk Ve Özgürlük Agaci

Bir varmis bir yokmus. Belki dedemin, belki dedemin dedesinin zamaninda efsaneler çokmus… Anlatacagim hikaye Munzur daginin eteklerinde yüksek vadilerin ve çaglayanlarin arasinda Erzincan'in Caferli köyünde geçtigi söylenir ve öyle anlatilir çocuklara... Kimseye ait olmayan bir arazide kocaman mi? kocaman bir agaç varmis… Çocuklar o agacin adini Özgürlük agaci; koymuslar. Dostluk ve sevgi yemisi verirmis her yil bu ulu agaç. Her bahar bembeyaz çiçeklerle süslenen dallarini, renk renk baris kuslari doldururmus… Her yil sevgi ve mutlulukla beslenirmis bu özgürlük agaci. Sevgi, dostluk ve mutluluktan saglarmis gereksinimini. Bu agacin sevgiden olusan sevgi meyvesi, diger tüm agaçlardan ayri bir özellik katarmis ona. Yapraklari daha canli, gölgesi daha serin, gövdesi daha güçlüymüs. Ona "Dostluk ve Sevgi Agaci" denilmesinin nedeni tüm canlilari barindirirmis dallarinin altinda ve üstünde. Soguktan yagmurdan kardan tutunda tüm kötülüklerden korur ve meyvesiyle beslermis onlari. Gölgesinde barinan hayvanlarin sevgisi, dallarinda ötüsen kuslarin nesesi, altinda serinlenen yaslilarin, çocuklarini emziren annelerin mutlulugu özgürlük agacini sevindirirmis. Tüm varliklar bu agacin önünde saygiyla egilir rüzgar bile selam dururmus. Özgürlük agaci her gün biraz daha yöredeki canli cansiz varliklara sevgisini paylasirken tüm hayvanlari ve insanlari da yemisiyle doyururmus. Yillar yili hayvanlar ve bu yöre halki baris, dostluk, mutluluk ve güzellik içinde yasayip gitmisler. Çaliskan basarili, sevecen,dürüst insanlarmis bunlar. Özgürlük agacinin bereketli yemisi o yöredeki bütün kuslara, hayvanlara, insanlara ve çocuklara yeter de artarmis, bütün canlilar faydalanirmis yemisinden. Her yaz sanki bereketlenir bitmek nedir bilmezmis, artan yemisler de saklanir bütün kis mevsimi yenirmis. Köyde istemiyerek iki kisi arasinda bir anlasmazlik çiksa. Köyün Cafer Agasi hemen devreye girer, bu iki dargin insana dostluk ve sevgi yemisi sunarak baris serbetinden içirip olay hemen tatliya baglarmis. Tüm gücünü ve hakseverligini özgürlük agacindan alan Cafer aga "dur" dedi mi sular dururmus, 'yürü" dedimi daglar yürürmüs o zamanlar. O nedenle köyde kimse dargin, kirgin durmazmis, sevgi ve dostluk içinde yasayip gitmisler yillar yili. Kimse kimsenin malina göz dikmez, kimse, kimsenin hakkini yemez, her tarafta baris, dostluk, sevgi, dürüstlük ve kardeslik hüküm sürermis… Bu toplumu kiskanip çekemeyen komsu köylerin agalari ise bu köyün huzur ve mutlulugunu bozmak için çesitli planlar yapip, tuzaklar kurar dururlarmis. Amaçlari ise bu köyün birlik ve düzenini bozup göz diktikleri verimli arazilerini ve dostluk agacini ellerinden alip isgal etmekmis. Hemen ise koyulmuslar tabi. Araya casuslar koyup Cafer aganin sirrini anlamaya çalismislar ve avuçlar dolusu altin vaat etmisler bu sirri çözeceklere. Bu köydeki hikmetin o özgürlük agaci oldugunu ögrenen çevre köylerin agalari bir plan hazirlayayarak bir gece gizlice gelip bütün dallarini kesip götürmüsler özgürlük agacinin… Artik meyve vermez, kuslara, çocuklara gülmez olmus özgürlük agaci, altinda çocuklar oynamayan, kuslar konmayan özgürlük agaci üzülmüs, üzütüsünden hastalanmis aglamaya baslamis kökleri. "Özledim" demis onlari, "dallarima konan rengarenk kuslari özledim, altimda oynarken çocuklar civil civildilar nese bulurdum onlarla, dallarimi kestiklerinden bu yana gölgeme yasli nineler, dedeler de gelmez oldu. Anneler o güzelim çoçuklarini emzirmez oldu dallarimin altinda" deyip derinden derine iç geçirirmis… Derken köylüler bir bakmiski, özgürlük agaci kurumus, cansiz, bir odun parçasindan farki kalmamis… Köylüler toplanip aglamis, adaklar adamis, agitlar yakmislar, dualar etmisler ama fayda etmemis, özgürlük agaci yesermemis bir daha. Bir daha dostluk ve sevgi yemisi yenmemis o köyde, baris serbeti içilmemis. Kisa bir zaman sonra bu mutlu toplulukta isyanlar ve kavgalar baslamis. Bunu firsat bilen diger köyün agalari ise hemen savas açmislar. Kendi iç kargasalari yetmezmis gibi bir de diger köylülerle yillarca savasip iyice yilan bu insanlar, degisik kentlere göç etmeye karar vermisler. O günden sonra herkes biribiriyle küs ve kavgali olmus, o gün bu gündür ne baris, ne huzur, ne de bereket kalmis o köyde … Mutluluk ve huzur da orda yasayan insanlar gibi terkedip gitmis buralari… Ve diger kiskanç çevre köylerin de o yil bütün ekinleri, agaçlari kurumus onlarinda çogunlugu göçüp gitmis uzaklara...

 

Avukat

Avukat jüri üyelerinin oturduğu bölüme doğru ilerleyip "Sayın jüri üyeleri.." demiş, "Müvekkilim anne ve babasına son derece saygılı, küçükleri seven, hayatta hiçbir kötülük yapmamış, altın kurallarla yaşamış, bir onur, bir dürüstlük ve centilmenlik abidesidir.. Onu herkes sever ve..."
Sanık, yanındaki diğer sanığın kulağına eğilip, "Rezaleti görüyor musun?.." demiş, "Adama çuvalla para verdik, herif gidip bir başkasını savunmaya başladı!.."

 

Küfürbaz Billy

Öğretmeni küçük Billy'i okulun koridorunda yakalayarak "Bir daha böyle kötü kelimeler kullanmanı istemiyorum.." demiş.
"Ama babam hep söylüyor..! ? diye cevap vermiş Billy..
"Önemli değil! Bir daha kullanmanı istemiyorum, o kadar!Manasını bile bilmediğine bahse girerim.." demiş..
"Biliyorum efendim.." demiş Billy , "Araba çalışmıyor" anlamına geliyor..

 

Artık Yeni Tanımlamalar Gerek..

Kule: Delta 351.. Saat 10.15 istikametine acele dönün6 mil sonra pisti göreceksiniz..
Delta 351: Kule.. Hepimizde dijital saat var.. Yeni bir tanımlama bulun.. Tamam..

 

Kurabiye
 
Kadının biri kahvaltıda kurabiye yapmış, "Hayatım.." demiş kocasına, "Bunu her sabah millet işe giderken profesyonel olarak yapıp satsam sence ne kadar verirler?.."
"Bilemiyorum.." demiş avukat kocası kurabiyeyi zorlukla yutmaya çalışırken, "Sanırım en az 3 - 4 yıl!.."

 

Ben Ölünce Tekrar Evlenirsen..
 
Karı koca oturmuş sohbet ederlerken "Karıcığım.." demiş adam, "Ben ölürsem sen tekrar evlenirsin.. Bütün eşyalarımı satacağına söz verir misin?.."
"Aa?.. Neden ki?.."
"Bir manyağın eşyalarımı kullanmasını istemiyorum..!"
"Yeniden bir manyakla evleneceğimi nerden çıkarıyorsun ki?.."

 

Hazırmısın Sevgilim?..

Adam, evinin salonunda hızlı hızlı bir ileri bir geri yürüyüp saatine bakmış ve yukarı kattaki karısına bağırmış "Hayatım.. Hala hazır değil misin?"
"Off!..Offf!" demiş karısı.. "Son yarım saattir en az on kere 'Bir dakika sonra oradayım' diye bağırıyorum, hala soruyorsun!"

 

Tekrar Dönecek..

Yeni evlenmişler.. Gelin düğünün hemen ertesinde kaybolmuş.. Müthiş endişelenmiş kocası arkadaşlarından yardım isteyip her yerde onu aramış.. 2 gün sonra eve geldiğinde karısını mutfakta bulmuş,"Yahu neredeydin.. Aramadığımız yer kalmadı!" demiş heyecanla..
"Dört adam beni bir haftalığına kaçırdı durmadan hep birlikte tecavüz ettiler"
"Ama sen iki gündür yoksun.." demiş damat..
"Açlıktan içim ezildi.."demiş gelin, "Birşeyler yemeğe geldim!"

 

 Hizmetçi

- Kocamı eve geldiğimde yatağımızda hizmetçiyle yakalamayım mı?..
- Eee.. Ne yaptın?
- Evden çıkarken yatak odasını kitleyip anahtarı yanıma almaya başladım..
- İşe yaradı mı bari?
- Hem de nasıl.. O günden sonra artık divanı kullanmaya başladılar..!

 

Seyahat
 
Hamal, çiftin eşyalarını zorlukla havayollarının bagaj kabul bankosuna taşımış, sıraya girdiklerinde adam, birbiri üzerine yığılı bavullara bakıp
"Piyanoyu da getirseydin.." demiş karısına..
"Komik olmaya mı çalışıyorsun?" demiş karısı kızarak,
"Yoo.." demiş adam, "Biletleri üzerinde unuttum da.."

 

Hıçkırık Tedavisi

Adamın biri telaşla eczaneye girmiş. "Çabuk!" demiş "Hıçkırık için acele bir ilaç istiyorum!" Bunun üzerine Eczacı adamın yüzüne okkalı bir Osmanlı tokadı indirmiş.. Olduğu yere çöken adam "Niye vuruyorsun ulan!" diye bağırarak ayağa kalkmış
"Bakın!" demiş eczacı "Hıçkırığınız artık yok!"
"Tabii yok!" demiş adam yanağını tutarak.."Ama arabadaki karımın hala var!"

 

 Meğer Gerçekmiş..

İki psikiyatrist, kongre arasında sohbet ederlerken biri ötekine sormuş "En zorlandığın davan hangisiydi?" diye..
"Bir hastam vardı tamamen fantezi dünyasında yaşayan.." demiş öteki, "Güney Amerika'da bir amcasının olduğunu ve ona servet bırakacağını düşlüyordu. Yıllardır avukatın birinden gelecek mektubu bekledi. Yıllarca dışarı çıkmadan, herhangi bir şey yapmadan bekledi. Bu adamla sekiz yıl uğraştım..!"
"Peki sonuç ne oldu?"
"Sekiz yıl sonra tam iyileşiyordu ki Allah'ın cezası o mektup geldi!"

 

Tövbe..Tövbe..

-Çok stres altındayım doktor.. İnsanlarla konuşurken birden sinirlenmeye başlıyor, etrafı darmaduman ediyorum.. Bana yardım edebilir misiniz?
-Tabii, bana probleminizi anlatabilir misiniz?
-Deminden beri ne anlatıyoruz hıyar?..Haa? Ne anlatıyoruzzzz..

 

Yatak Islatma Tedavisi

Psikiyatristin ofisinde hasta sormuş, "Bana yardım eder misiniz Doktor.." diye.. "38 yaşındayım ve hala yatağımı ıslatıyorum!"
"Sıkılmayın!" demiş doktor.. "Gelişmemiş benlik isyanı.. Sorumlulukları kabullenememe durumundan kaynaklanıyor.. Yatağınızı ıslatmamanızı iki yolla önleyebiliriz.. Birinci yol psikoanaliz.. Haftada beş terapi, saati 50 Dolar..!"
"Peki ikinci yol??"
"Lastik don!.. Çifti iki dolar!"

 

Saddam'ın Dublörleri
 
Doktor, Saddam'ın bütün dublörlerini toplamış, "Bir iyi, bir de kötü haberim var!" demiş, "İyi haber Saddam hala yaşıyor.. Sizler için kötü haber ise bir kolunu ve bir bacağını kaybetmiş olması!."

 

Tarihe Geçeceksin..

Doktoru gergin bir suratla Dan'ın karantina altındaki odasına girip "Bir iyi bir de kötü haberim var" demiş. "T..T.. Tamam doktor.." demiş Dan, "İyi haberi önce söyler misiniz?.."
"Sağlık Bakanlığı bu hastalığa, ölümünden sonra senin isminin verilmesine karar verdi!.."

 

Ameliyat Sonrası

Hasta ameliyattan sonra narkozun etkisi azaldıkça hafif hafif ayılmış, odasının perdelerinin sıkıca kapalı olduğunu fark etmiş, Doktoru gelince de sormuş ?Neden perdeleri öyle kapattırdınız ?? diye.. ?Hastanenin bahçesinde korkunç bir yangın var..? demiş Doktor, ?Ayılır ayılmaz ameliyatınızın başarısız geçtiğini zannetmeyin istedim..!?

 

Kadın, akşam dolaşırken, birden bir erkekle beraber olma isteği gelir.
Etrafta kimse yok, çıldıracak. Bir kilise görür ve içeri dalar.
Kilisede kimse yok ama nöbetçi papazı görür.
Papaz :
- Kızım gecenin bu vakti ne istiyorsun?
- Seni istiyorum seniiiiii. Al beni al!
- Kızım neler saçmalıyorsun burası kilise!
- Umurumda değil. Hemen şimdi. Senin olacam senin!
- Kızım saçmalama. Ben bir papazım! Yapamam!
Kız soyunur ve yere uzanır. Muhteşem güzeldir de.
Bizim papaz terlemeye başlar. Ne yapacağını bilemez halde, çarmıhtaki
İsa'ya döner;
- Yüce İsa ne yapmam lazım? Söyle bana ne olur!
İsa seslenir :
- Çöz beni . Çöz beniiiiiiiiii! :)))))

 

Günün birinde üç adam ormanda yürürlerken karşılarına büyük ve vahşi bir
nehir çıktı.
Ama nehrin karşı kıyısına mutlaka geçmeleri gerekiyordu. Peki bunu nasıl
başaracaklardı?
Birinci adam, dizlerinin üstüne çöktü ve Tanrıya dua etti:
"Tanrım, lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ver!"
Pppppfffffuuuuuffffff....
Tanrı ona uzun kollar ve güçlü bacaklar verdi.
Böylece nehrin karşı kıyısına geçebildi. Ancak bunun için 2 saat boyunca
dalgalarla boğuştu ve neredeyse 3-4 kez boğulma tehlikesi geçirdi. Ama,
basarmıştı!
Bunu gören ikinci adam da Tanrıya dua etti:
"Tanrım lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ve gerekli
aracı ver!"
Pppppfffffuuuufffff.......
Tanrı ona bir tekne verdi ve o da nehrin karşı kıyısına geçmeyi
başardı, ancak birkaç kez teknenin alabora olma tehlikesiyle
karşılaştı...
Tüm bu olan bitenleri izleyen üçüncü adam, dizlerinin üstüne
çöktü ve Tanrıya yalvardı: "Tanrım, lütfen nehrin karşı kıyısına
geçebilmem için bana güç, araç ve zekayı ver!"
Ppppppfffffuuuuffff.....
Tanrı adamı bir kadına dönüştürdü... Kadın haritaya baktı....
Nehrin biraz yukarısına doğru yürüdü ve köprüden karşıya geçti....
BU YAZIYI, GÜLMESİ İÇİN BİR KADINA VE ACI GERÇEĞE KATLANABİLECEĞİNİ
DÜŞÜNDÜĞÜN TÜM ERKEKLERE GÖNDER :-)

 

Hayy İçine mıçç..!
 
Belediye şehrin önemli bir gününü kutlamak için bir toplantı düzenlemiş.. Toplantıya ilgiyi arttırmak içinde toplu hipnotizma yapan çok meşhur bir üstadı geceye davet etmişler..
Birkaç hafta sonra belirtilen saatte salon tıklım tıklım dolmuş..
Hipnotizmacı hafif loş bir ortamda cebinden antika bir saat çıkartıp oturuma başladığında herkes heyecanının son haddindeymiş..
Zincirinden tuttuğu cep saatini ağır ağır sağa sola sallamaya baslamış, bir yandan da 'Saate bak.. Saate bak.. Saate bak..' diye mırıldanıyormuş.. Yüzlerce göz sağa sola sallanan saatin parlak metal kapağından yansıyan ışığı takip ederken yavaş yavaş kapanmış..
Tam o sırada saatin zinciri adamın elinden kayıp yere düşmüş ve antika saat yüzlerce parçaya ayrılmış..
"Hay içine mıçayım..!" diye boş bulunup birden bağırmış adam..
Konferans salonunu temizlemek üç hafta sürmüş..

 

Yol Vermesine Verecektimde..
 
Trafik kazası sonrası olay yerine gelen polis her iki otomobilin konumunu tespit ettikten sonra sürücülerin ifadesi için yanlarına gitmiş, bir tanesi yaşlı bir kadın sürekli "Yolun yarısını bana bırakıp geçmeme izin verseydi bu kaza olmayacaktı.." diye tekrar edip duruyormuş.. Polis arabasının etrafında dönerek hasar tespiti yapmaya çalışan diğer sürücünün yanına gitmiş ve yaşlı kadının beyanını iletmiş.. "Memur bey, yolun yarısını hanımefendiye vermeye mutlulukla hazırdım.." demiş adam, "Ancak hangi yarısından geçmek istediğini bir anlayabilseydim!.."

 

Polisin İşi de Zor..!

Polis yolda hız limitini aşan bayan sürücüye ceza kesmek için durdurmuş, adını ve adresini sormuş.. "Ben, Özbekistan Cumhuriyeti vatandaşı Ladishlav Abdulkhasim Zbkcicraznovskaya, British Columbiada oturan kızımı ziyarete gidiyorum!" demiş kadın..
"Şeyy! Tamam!" demiş polis "Bir dahaki sefere lütfen hız limitine dikkat edin!"

 

Jonklör ve Trafik..
 
Polis yolu kesmiş sürücü kontrolu yaparken adamın birinin arabasındaki bıçakları görmüş.. "Ben hokkabazım efendim..!" demiş adam.. "Bu bıçakları gösterimde kullanıyorum...! Polislerin cevabından tatmin olmadıklarını anlayınca, "Size bir gösteri yapabilirim!" demiş ve çıkmış arabanın dışına her bir bıçağı daha yükseğe atarak aşağı ineni tutup tekrar fırlatarak havada bir daire oluşturmuş hokkabaz.. Muayene sırasının kendisine gelmesini bekleyen bir arkadaki takside bulunan yaşlı adam "Yırttık hanım!" demiş karısına "İyiki bu akşam arabayı almamışız.. Polislerin alkol muayenesi için adama yaptıklarını görüyor musun? Vallahi yapamazdım...!"

 

Çiçekçilikte Dikkat Şart..
 
Adamın biri yeni dükkan açarken arkadaşından çiçek gelmiş.. Üzerinde bir kart, "Derin saygılarımla...!" diye..
O sırada sepeti getiren çiçekçi aramış telefonla "Özür dilerim efendim, size gönderilen çiceğinize yanlış kart takmışız!"
"Önemli değil!" demiş adam "Bende iş adamıyım, bu tip yanlışlıklar hep olabilir iş hayatında..!
"Ama efendim!" demiş çiçekçi, "Sizin kart da bir cenazeye gitmiş, "Yeni yeriniz hayırlı olsun!" diye.

 

Üç Bilet..
 
Hayatım harika bir gece geçireceğiz üç tiyatro biletim var!" demiş genç adam nişanlısına..
"Üç biletmi? kim için?"
"Annen Baban ve erkek kardeşin için..!"

 

Balıkçı Burasıı..
 
- "Navarro'nun topları" geldi mi?
- Burada olmaz efendim.. Burası balıkçı dükkanı!
- Peki ya "Yüzüklerin Efendisi?"
- Söyledik ya burası balıkçı!..Burada sadece balık olur.. Tövbe tövbe..!
- Peki o zaman.. "Wanda adında bir balık" lütfen!

 

Kim Fırlattı ?..

Anne : Niçin okuldan erken geldin oğlum?
Çocuk: Bir soru sordular bir tek ben cevapladım..
Anne : Harika.. Peki sana ne sordu öğretmenin?
Çocuk: Müdüre silgiyi kim fırlattı..!

 

İyi Haber..

"Bir iyi bir de kötü haberim var!" demiş avukat müşterisine.. "Kötüyü önce söyle!" demiş adam.. "Kan tahlili sonuçlarınız geldi.. Cinayet mahallinde bulunan DNA'lar tamamen sizinkine uyuyor!"
"Oh! Aman Tanrım.. Hayır!" demiş adam "Peki iyi haber nedir?"
"Kolesterolünüz sadece 140!"

 

Veteriner Şerif..

Küçük bir kasabanın veterineri aynı zamanda şeriflik görevini de yürütüyormuş.. Bir gece yarısı acı acı çalmış telefonu.. Karısı heyecanla açmış, karşısında telaşlı bir adam, "Çabuk kocanızı verin!" diyen.. "Kocamı bu saatte veteriner olarak mı, yoksa şerif olarak mı?" diye sormuş karısı.. "Her ikisi için de..." demiş adam, "Köpeğimizin ağzını açamıyoruz, içinde hırsızın bacağı var!"

 

O Soruya Bu Cevap..

Kamyon şoförü otoyolda giderken 'Dikkat alçak köprü!' yazısını görmesiyle köprünün altına sıkışması bir olmuş.. Son derece sinirlenmiş ikaz levhasının daha köprüye gelmeden önce konulmamasına.. Otoyol kapanmış, arkasında kilometrelerce araç birikmiş, haber vermesine rağmen saatler sonra ekip gelmiş, içeriden ağır adımlarla sırıtarak bir polis inmiş, kamyonun yanına gelip ellerini beline koymuş, "Sıkıştın ha!" demiş.. "Hayır Memur bey!" demiş şoför.. "Bu köprüyü taşıyordum, mazotum bitti..!"

 

'Eli Uzun' Hizmetçi
 
"Yeni hizmetçinin eli biraz uzun galiba .. İki havlumuz da kayıp!"
"Aaaa!.. Hangileri?"
"Hilton'dan aşırdığımız büyük ile Sheraton'dan yürüttüğümüz sarı..!"

 

Bayan Şöför

Kadının arabası şehrin en işlek kavşağında stop etmiş.. Bir anda yüzlerce araba birikmiş arkasında.. Stop etmesiyle arkasındaki arabadaki adam hiç ara vermeden kornaya basmaya başlamış.. Kadıncağızın sürekli çabalamalarına rağmen başaramayınca kesilmeyen korna sesi arasında inmiş arabadan arkadaki arabaya gülümseyerek yürümüş,"Herhalde çalıştıramayacağım.."demiş "Rica etsemde siz biraz deneseniz, ben arabanıza oturur sizin için kornaya basmaya devam ederim..!"

 

Taksi

İki taksi şoförü karşılaşmış, "Ne o?" demiş biri, "Arabanı boylamasına ikiye bölüp bir tarafını kırmızıya,diğer yanını maviye boyatman nereden aklına geldi?" "Şamata olsun diye..!" demiş öbürü, "Kaza yaptıktan sonra mahkemede şahitlerin birbirini yalanlamasını göreceksin, ölürsün gülmekten!"

 

Sinirli Trafik Polisi

Ray, bardan çıkınca barın kapısının önünde bir saatlik bir gecikme için park cezası yazan trafik polisiyle burun buruna gelmiş..
"Yazma şu cezayı memur bey" demiş. Polis onu hiç umursamadan cezayı yazmaya devam edince
-psikopat ne olacak..... demiş.
Polis Ray'e şöyle bir bakıp "Aşınmış lastikler" için ikinci bir ceza makbuzunu yazmaya başlamış..
Ray;
- ne kadar ceza yazarsan yaz,bana vız gelir....demiş.. polis ilk iki ceza makbuzunu arabanın sileceği altına sıkıştırıp üçüncü makbuza başlamış..
Bu sürtüşme 20 dakika kadar sürmüş, polis ceza üzerine ceza yazmış,..
Ray hiç oralı olmamış.. Yürümüş, karşı kaldırımda park ettiği kendi arabasına binip, sürmüş gitmiş..

 

hastanede bekletilmek

Turistleri antik şehir turuna götüren turizm acentası cazip bir sunum yapmak için rehberlerine "Eski Romalı Konsül" kostümü giydirerek görev yaptırmaya başlamış. Alınlarına defne yapraklarından taçları, tek omuzlarının üzerinden sarkan pelerinleri ayaklarında sandaletleriyle. Bir gün rehberlerden biri tarihi kolonların üzerinde sunum yaparken düşmüş ve ayağını kırmış. O şehirdeki sigorta hastanesinin acil servisine götürmüşler, bekleme salonunda kendisiyle ilgilenecek doktoru beklerken içeriye yaşlı bir emekli girmiş, rehberi görür görmez, "Aman
Tanrım" demiş gözleri şaşkınlıktan büyüyerek, "Sigorta hastaneleri için söylerdiler de inanmazdım.. Ne kadar zamandan beri bekliyorsunuz?.."

 

Kibar Dede
 
-Çok kibar bir adamsın Dede..
-Neden?
-Ne zaman hapşırsan elinle ağzını kapatıyorsun..
-Ama başka türlü takma dişimi nasıl yakalayabilirim ki?..

 

Sarhoş Müşteri

Cumartesi gecesi küçük kasabanın tek oteline çok sarhoş bir adam giriş yapmış.. Başı çatlayacak şekilde uyanınca resepsiyondaki çocuğa telefon ederek bir şise viski bir de pazar gününün gazetelerini istemiş.. Görevli çocuk saatler sonra istediklerini getirince "Teşekkür ederim" demiş, "Pazar günü bu küçük kasabada viski bulmak kolay olmasa gerek." "İçki sorun değil efendim" demiş çocuk, "Bugün salı olduğu için pazar gününün gazetelerini bulmak hayli vakit aldı!"